21 Şubat 2011 Pazartesi

Kaşif Ruhlu Okumak ve Gürsel Korat

Bazı adamlar vardır,  sanki dikkate değer her yazarı, her kitabı bir biçimde biliyordur, okumuştur,  zamanında onlar hakkında yüzeysel de olsa bir fikir edinmiştir... Hep imrenmişimdir bu adamlara. Ben onlardan değilim, eminim benim adını hiç duymadığım binlerce olağanüstü yazar ve yapıt vardır. Bu niteliğimle övünüyor değilim hatta biçemiyle parmak ısırtan bir yazarı ilk kez okuduğumda çoğunlukla geç kalmışlığımdan ötürü suçluluk duyarım. Örnekse ben Gonçarov'dan ancak yirmilerimin  başında haberdar oldum; Bilge Karasu hayatıma üniversite yıılarımda girdi, Ursula Le Guin'i de en çok beş yıldır okuyorum. Bu durumun aksine ortaokulda Platon'u, lisede Adorno'yu, ilkokulda da Yaşar Kemal'i okuduğumu söyleyebilirim. Her okurun okuma haritası farklı biçimleniyor.
Her şeyi bilmişlerin, sukunet içinde gerçekleştirdiği okumalara inat benim gibi kaşif ruhlu okuyanlar da var. İki yıl önce Woody Allen'ın kitaplarını okumaya başladım, ilk kitaptaki heyecanımı hala içimde taşırım. İşe başladığım ilk yıl da George Perec'i kendimce keşfetmiştim, on iki yıl oluyor. Hala döne döne neşeyle okurum onu. Ankara'ya geldiğimde sanırım ilk olarak Oral Sandler'i keşfetmiştim. Hala başucu kitaplarımdır onun kitapları. Murathan Mungan diye Murat Uyurkulak'ı alışımı da hiç unutmam, birkaç  yıl kadar önceydi; o gün bugün severim Uyurkulak'ı; ne güzel bir yanlışlık yapmışım. Lise birinci sınıftayken sıra altından Selim İleri okurdum bir de Orhan Pamuk; kaç kez azar işitmiştim gelenekçi hocalardan. Nereden buluyor muşum bu kitapları? Laf! Nereden olacak, kitapçıdan...
Kaşif ruhlu okumak nasıl mı olur? Dışarıda yağmur yağıyordur ya da güneş tepededir apaydınlık. O gün tüm yenilikçiliğiniz üstünüzdedir. Girdiğiniz kitapçıda rafları karıştırırken hiç tanımadığınız bir yazara şans tanımak istersiniz. Ne bir tanıtım yazısı ne reklam ne bilboardı hatırlarsınız  göz kırptığınız kitap üzerine düzenlenmiş. Kitabın arka kapağını okursunuz, yazarın özgeçmişine bir de ilk iki sayfaya göz gezdirirsiniz.  İşte bu, dersiniz. Siz benim yeni yazarımsınız; birkaç gün birlikteyiz, bakalım anlaşabilecek miyiz?  Mayanız tutarsa yazarla, devirirsiniz külliyatı; yok anlaşamadıysanız veda edersiniz ona saygıyla... Salık vermeyle kitap okumak yaygın ve güvenli bir yol; ama insan bazen kendi başına da denemeli yeni yazarlarla tanışmayı, kaynaşmayı. Öyleyse, pek çok okurun elbette çok yakından tanıdığı ama benim için yeni bir keşif olan Gürsel Korat'a getireyim sözü:
Aralık  2010'da tanıştım Gürsel Korat'ın Rüya Körü romanıyla. Rüya Körü için 2010'un en iyi romanı diye not düştüm defterime. 90'lardan bu yana sürekli yazan bu deb-i derya yazarı, Gürsel Korat'ı ne kadar geç tanımış olduğuma uzun süre hayıflandım. Çağdaş Türkçe edebiyatın en sağlam yazarlarından biri olan Korat masal gibi yazıyor, büyü gibi, oyun gibi... Dağ taş konuşuyor onun romanlarında; karakterler arkadaşınız olacak kadar detaylı betimleniyor, Rus romanlarında olduğu gibi... Korat bazen kafiyeli, ölçülü on ikinci yüzyıl Türkçesiyle şiirler yazıyor kurgularının içinde; kaybolmuş şivelerle konuşturuyor kahramanlarını; farklı dinlere inanan insanları aynı bozkırda yaşatıyor. Bir de onun romanlarına derin bir hüzün sinmiştir, günlerce etkisinden kurtulamayacağınız türden br hüzün.  Hüznün yanına katılmış bir de mizah var Gürsel Korat'ın romanlarında, ansızın boğulduğunuz kahkahaya yazar uzaktan sinsice, zekice güler gibidir.
Şubat sonu geldi. Ben Rüya Körü'nden sonra Güvercin'e Ağıt'ı, Gölgenin Canı'nı, Kalenderiye'yi çoktan okudum.  Ama daha okunacak çok sayıda romanı, öyküsü, incelemesi, gezi yazısı, eleştirisi var yazarımızın. Meraklı bir çalışkanlıkla külliyatı devirilecek bir yazar duruyor karşımızda ...
Tüm büyük yazarlar gibi hiçbir yazara benzemeyen  Gürsel Korat, Kapadokya'ya ilişkin engin bilgisiyle tanınıyor. Popüler kültürde ararsanız onu, Gürsel Korat'ın Ezel Akay'ın yönettiği "Yedi Kocalı Hürmüz"ün  senaristi olduğunu öğrenirsiniz. Coğrafya, dinler tarihi, etimoloji bilgileriyle okuru alt üst ediyor olsa da, bence  Gürsel Korat'ın en yaman olduğu alan "kurgu". Yazar, kurgu oluşturma yollarında bir çok yeniliği deniyor ve tüm denemelerinden başarıyla çıkıyor.
Gürsel Korat'ın roman, öykü, eleştiri, gezi yazısı, araştırma türündeki tüm kitapları  İletişim Yayınları'ndan çıkıyor.
Kaşif ruhlu okurlara ve tüm büyük yazarlara selam olsun!

1 yorum:

  1. Sizi çok heyecanlandıran bir kitap bulmuşsunuz. Yazınızdaki coşku bunu gösteriyor.

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

EV SAHİBİ İLE KONUK OLMANIN DAYANILMAZ AYNILIĞI: MELİH CEVDET ANDAY “YARIN BAŞKA KORUDA”

                                “Bir evin resmi içerden de yapılabilir. Bu bir seçme işidir. Kimi dışardan sever, kimi içerden.” M.C. A...