"İnsan çağdaş sanatın bir kısmının caydırıcı bir çalışmaya, imgenin ve hayal gücünün ardından yas tutmaya çalışmasına, estetiğin ardından yas tutmaya çalışmasına katkıda bulunduğu izlenimi ediniyor ama bu çalışma çoğunlukla ıskalandığından, kendi tarihini ve kalıntılarını geri dönüştürerek hayatta kalıyor gibi görünen sanat alanında genel bir melankoliye sebep oluyor (oysa, imkanlarının üzerinde değil de, amaçlarının ötesinde yaşamak gibi melankolik bir yazgıya mahkum olan yegane alan sanat ya da estetik değildir)."
Jean Baudrillard "Sanat Komplosu"
Geçmişin güzelliği ve geleceğin gizemi şimdinin sanatını, bilimini, siyasetini egemenliği altında tutuyor. Yalnızca geçmişe övgü yağdıranlara muhafazakar salt geleceğin gizemine kapılana yabancılaşmış diyoruz. Hem geçmişi hem geleceği özleyenler mi iyi sanatçı, iyi siyasetçi, iyi bilim insanı oluyor? Bilmem!
"Şimdi, diye bir şey var mıdır aslında?" sorusuna da yanıt aratıyor Baudrillard. "Anı yakala"yı reddetmiyorum ama bence "şimdi" diye bir şey yok. Ya da Tanpınar en iyisini biliyor:
Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbüyün dışında
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmaz akışında
Ek Bilgi: Bir Adım Öne Çıkan Alıntılar/ım, bir kitabı ya da yazıyı okurken altını çizdiğimiz ama genellikle okuduğumuz metinden bağımsız olarak düşünmek istediğimiz alıntıları somut biçimde özgürleştirmek, onları bağlamlarından biraz da olsa uzaklaştırabilmek için seçtiğim bir yol...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİRALIK KONAK: EDEBİYATIMIZIN ÖZGÜR KADIN DÜŞMANLIĞI
Bizim edebiyatımızda kadının görünme biçimi başlı başına bir sorundur. Halk şiirinde ve divan şiirinde ideal kadın edilgin ve suskundur. Ta...

-
İçinde bulunduğumuz bunaltıcı ülke gündeminden uzaklaşmak niyetiyle ve başka gözlerle dünyaya bakma umuduyla kendimi deneme okumaya ver...
-
ah bellek, acı bellek! hem arısın sen hem kim bilir hangi gülden kalma diken? Hilmi Yavuz Roman türünün bütün gereklerini kusursuz biçi...