"Pencereyi açan, kolunu pervaza dayayıp seslenir:
- Bu evden başka gideceğin nere var senin?
Sokağı yürümekte olan, oralı değildir; cevap vermez.
Bu kez tehditkardır penceredeki:
- Dönüşün olmaz, söyleyeyim. Almam seni eve!
Sokak biter. Köşeyi dönünce ışıldar arnavut kaldırımı. İlkindi yakındır yakın olmasına da yaz öğlesi güne asılı kalmakta ısrarcıdır. Ne güzel!"
Soru 2: Penceredeki, sabah güneşini görmüş müdür?
10 Ağustos 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİRALIK KONAK: EDEBİYATIMIZIN ÖZGÜR KADIN DÜŞMANLIĞI
Bizim edebiyatımızda kadının görünme biçimi başlı başına bir sorundur. Halk şiirinde ve divan şiirinde ideal kadın edilgin ve suskundur. Ta...

-
İçinde bulunduğumuz bunaltıcı ülke gündeminden uzaklaşmak niyetiyle ve başka gözlerle dünyaya bakma umuduyla kendimi deneme okumaya ver...
-
ah bellek, acı bellek! hem arısın sen hem kim bilir hangi gülden kalma diken? Hilmi Yavuz Roman türünün bütün gereklerini kusursuz biçi...