Virginia Woolf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Virginia Woolf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2012 Pazartesi

VİRGİNİA WOOLF +MUSTAFA DELİOĞLU: YAŞLI KADIN ve PAPAĞAN




 “Lanet kuş” dedi bayan Ford hırçın bir sesle kül rengi büyük bir papağanı göstererek . “Çığlığıyla kafa şişirir. Gün boyu bir anıt gibi iki büklüm tüneğinde oturur, yanına yaklaşacak olursanız ‘Evde  yok’ diye cırlar.’ Bayan Gage’in görebildiği kadarıyla çok güzel bir kuştu ama tüyleri fena halde bakımsızdı. ‘Belki mutlu değildir, belki de açtır’ dedi Bayan Gage. Ancak Bayan Ford, huyunun böyle olduğunu söyledi, bir denizcininmiş, konuşmayı da doğudan öğrenmiş.”

Virginia Woolf, İngiliz edebiyatının Shakespeare’den sonraki dahilerindendir. Özellikle Kendine Ait Bir Oda ve Mrs. Dalloway bir genç hanımın tüm dünyasını değiştirebilir, benimkini değiştirmişti. Çünkü Woolf feminist, özgürlükçü ve eşitlikçidir. Woolf öte taraftan, nesnelerle tıkış tıkış olmuş bir modern hayatın içinde gözle görülmeyen ama incelikli bir insanın hemen fark edebileceği hüzünlerin romancısıdır. Çatal bıçak sesleri arasında gezinen eller, merdiven başında duran kadınların gamzesindeki tedirgin gülüş, çiçeklerin yapraklarındaki heyecan bir Woolf okuru için tanıdıktır. 
Yapı Kredi Yayınları okurlarını çok heyecanlandıran bir iş yapmış, Virginia Woolf’un Yaşlı Kadın ve Papağan öyküsünü çocuk  edebiyatı seçeneklerimiz arasına katmış.  Yukarıda kısacık alıntıladığım bu sevimli öykü kitabı, çocuk okurların erkenden Wooolf’u tanımalarını sağlayacak. Ne kadar içtenlikli, ne kadar yüreklice bir adım! Tunç Tayanç, bu öykünün çevirisini titizlikle, çok severek yapmışa benziyor çünkü kitabın dili bir çocuğun iştahını kabartacak ölçüde parlak. 
Bu yazıyı yazmamın nedenlerinden biri de kitabın resimlerinin sahibi: Mustafa Delioğlu.
Mustafa Delioğlu, çocuk edebiyatı üzerine yazıp çizmeye başladığım yıllardan bu yana izlediğim bir sanatçı. İtiraf etmek gerekir ki Delioğlu, biçemi ve içeriğiyle pek de alkış almamış kitapları, resimleriyle kurtarmıştır. Ressamımızın kedileri, aydedeleri, kuşları bir bakışta “Beni Delioğlu çizdi”  der, o ölçüde özgündür. Her biri adeta bir tablo olan bu çocuk kitabı resimleri, çocuk kitaplarına can verir, neşe katar.
Yaşlı Kadın ve Papağan’ın günün birinde Virginia Woolf’la Mustafa Delioğlu’nu buluşturacağı kimin aklına gelirdi? Teşekkürler Yapı Kredi Yayınları! 

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Düşünüyorum Öyleyse Rahat Bırak

Virginia Woolf, kadın hareketinin öncülerinden sayılır. Kendine Ait Bir Oda'da bu konuda ne kadar yalnız olduğunu hemen anlıyoruz. Kendisi gibi düşünmeyen kadınları ve adamları dışlaştırarak neredeyse bir fanusun içinden konuşuyordu. "Kendine ait bir oda" istiyordu kadınlar için.  O devirler geride kaldı....Hepimizin odaları var artık, kadınların da erkeklerin de... O odalarda düşünmekle başlar her şey.  Odadan çıkıp düşündüklerini anlatmak ister insan ve sorun orada başlar. Düşündüklerimiz kimseleri mutlu etmeyebilir, "çok bilen çoğunluk"un huzurunu kaçırabilir ve sonunda  bizi yalnızlaştırabilirler. Woolf, okurlarını çok üzen bir ölümle bırakıp gitmişti ötekileştirildiği bu dünyayı.
Karl Marx büyük bir düş kurmuştu. Marx'tan çok onun yazdıklarını düşünenlerin başına gelmedik iş kalmadı. Freud, sapıklıkla suçlanmıştı, Nietzsche delilikle... "Çok bilen çoğunluk"" öyle acımasız  bir kalabalıktır ki sadece "kendine ait bir oda"da düşünmenize izin verir.  Dışarı çıkıp düşündüklerinizi başkalarına anlatırsanız başınız derde girer. Daha da fenası dışarı çıkmasanız da evde ne düşündüğünüz bir biçimde öğrenilmişse sizi evinizden alıp götürürler bilinmez diyarlara. Zamanla unutulur adınız, ne  düşündüğünüz kimseyi ilgilendirmez olur.  "Çok bilen çoğunluk"un içi rahatlar.
Virginia Woolf'tan aldığımız düş kurma mirasıyla "hepimize ait bir dünya" istiyoruz. Yargılanma,  iteklenme korkusu yaşamadan odalarımızda düşündüklerimizi cafelerde, sokaklarda, okullarda, iş yerlerimizde anlatmak istiyoruz. Her yer hepimizin olsun istiyoruz. Bu çok uzak bir düş.  Bir gün, belki yüzlerce yıl sonra, Melih Cevdet Anday'ın Gelecek Mutlu İnsan'ı şimdi uğraştığımız bu özgürlük sorununa sadece güler.

KİRALIK KONAK: EDEBİYATIMIZIN ÖZGÜR KADIN DÜŞMANLIĞI

Bizim edebiyatımızda kadının görünme biçimi başlı başına bir sorundur. Halk şiirinde ve divan şiirinde ideal kadın edilgin ve suskundur. Ta...