Jean Paul Sarte "Edebiyat Nedir?" adlı yapıtında yeşil elmanın neşesini görebilmekten söz eder. Ben yeşil elmanın neşesini görebilenlerden miyim diye sorduğumuz olur kendimize ancak yeşil elmada neşenin ne aradığını sorgulamak aklımıza düşmez. Çünkü neşe, ansızın ve beklenmedik biçimde doğar; bunu biliriz. Tıpkı apartman kapısını açarken bir sokak kedisinin tam ayaklarımızın dibine kurulması, bir serçenin penceremizin pervazına konması, sürahiden bardağa suyun dökülmesi gibi... Neşeyi görebilenler onu yaşayarak büyütürler. Hatta bazıları neşeli olmayı bir çocukluk hali olmaktan çıkarıp tüm yaşamına akıtmayı başarır.
Neşe, hayatı olduğu gibi, geldiği gibi sevme halidir. İşte bu yüzden neşeli olmak, büyük bir erdemdir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİRALIK KONAK: EDEBİYATIMIZIN ÖZGÜR KADIN DÜŞMANLIĞI
Bizim edebiyatımızda kadının görünme biçimi başlı başına bir sorundur. Halk şiirinde ve divan şiirinde ideal kadın edilgin ve suskundur. Ta...
-
Harold Bloom, dünya edebiyatının en önemli yazarının Shakespeare olduğundan emindir. Başka bir yazara/şaire ait çok iyi bir metin okuduğumda...
-
ah bellek, acı bellek! hem arısın sen hem kim bilir hangi gülden kalma diken? Hilmi Yavuz Roman türünün bütün gereklerini kusursuz biçi...

