kent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Kasım 2012 Salı
KENT ACEMİSİ
Kalkıp gelirsin bir uzak diyardan, denizaşırı.
Ankara'dan ayrılalı çok olmuş, geri dönmek ihtimali yok şimdilik.
Bir yeni kentte başlarsın yeni hayata.
Kaç kentte yaşadıysan o kadar hayat yaşarsın.
Çünkü yeni sokaklardan geçersin.
Yeni evlerde yaşarsın.
Başka kapıları açıp kapatırsın.
Uykuların dağılır.
Huyun değişir.
Daha çok araba kullanırsın uzun yolda.
Arkanda bıraktığın kentteki arkadaşlarından habersiz yeni yazarlar bulup okursun.
Okuduklarını yeni insanlara anlatırsın, seni hiç tanımayan: neye güldüğünü anlamaz, öfkene anlam veremezler.
"Acemi"sindir, eski dostun XTVK'nin sana söylediği gibi.
Bu kadar yeniliği hemence sevmene şaşarsın.
Sıra dağları görürsün, vadileri, nehirleri.
Aklına Baudelaire'in dizeleri düşer bir bağ bozumunda.
Maviyi unutursun. Ne varsa kahverengi ve yeşil.
Derken güz gelir.
Gözün başka kentlerdedir.
"Gitmek" ne zaman dersin?
Yeni bir kitap yazarsın.
İçinden öyküler geçer katar katar.
Bir sonraki kitabını düşünürsün.
Kahveci çırağının elindeki kulplu tepsinin içinde, tek çay bardağısındır. Döner çevrende dünya, sen bir o yana bir bu yana. Bu müthiş denge ve yaşamak macerası soluk soluğa...
Birileri dostun olmaya başlar. İnanamazsın. Hayat bu kadar iyi mi?
Yine de "gitmek" dersin.
Çünkü hayat acemiyken güzel, mesela çocukken, mesela yeni bir kentte yeni bir hayata başlarken. Yani daha alışmamışken her şeye.
Kaç kentte yaşadıysan o kadar hayat yaşarsın.
Bu dünyada insan bilmem kaç hayat yaşamalı?
4 Nisan 2012 Çarşamba
KENTLERDEN GİTMEYİN
Kent, hepimizi içine alır. Biz onu içimize alamayız; çünkü o çok büyüktür. Bir gün kentin bir sokağını, bir mağazasının vitrinini, bir telefon kulübesini, bir okulunun bahçesini sığdırırız içimize. Kent, bitmez; tıka basa doludur: İmgeler, nesneler, kişiler, binalar üşüş üşüş üstümüze... Ponty gibi düşünüyorum: Nesneler önemsiz değil, doğa kadar değerli bizim için. Modern zamanların çocukları olarak nesneleriyle zenginleşmiş kentleri seviyoruz, onları kasabalara tercih ediyoruz.
Woody Allen en çok New York'u anlattı. Balzac Paris'tir. Saint Petersburg, Dostoyevski'dir. Fransız yazar Michel Butor en çok Roma'dır. İstanbul'suz Tanpınar olur mu?
Bazı entelektüeller, bazı sanatçılar, bazı bilim adamları çıkıp çıkıp gitmek istiyorlar bir kıyı kasabasına. Gitmeyin, bu kent sizlerle güzel, hep olduğu gibi. Bir gün kentler sadece turisitlere ve seyyar satıcılara kalacak. Üstelik biz gidince kasabalara, oralarda yapayalnız kalırız, makinesiz, nesnesiz, gürültüsüz, ıssız. Tıka basa dolu kentler, lunapark gibi kalsın daha güzel. Müzeleşmiş Avrupa kentlerini sevmiyorum, hayat yok içlerinde.
Ben de biliyorum çok gürültü var kentte; insan kafasını dinleyemiyor. İçimizde uzayan sessizlik bize yeter. Dışarıdaki sessizliği kent çocukları sevmez. Kentlerden gitmeyin sevgili dostlar. O sizlerle güzel.
Woody Allen en çok New York'u anlattı. Balzac Paris'tir. Saint Petersburg, Dostoyevski'dir. Fransız yazar Michel Butor en çok Roma'dır. İstanbul'suz Tanpınar olur mu?
Bazı entelektüeller, bazı sanatçılar, bazı bilim adamları çıkıp çıkıp gitmek istiyorlar bir kıyı kasabasına. Gitmeyin, bu kent sizlerle güzel, hep olduğu gibi. Bir gün kentler sadece turisitlere ve seyyar satıcılara kalacak. Üstelik biz gidince kasabalara, oralarda yapayalnız kalırız, makinesiz, nesnesiz, gürültüsüz, ıssız. Tıka basa dolu kentler, lunapark gibi kalsın daha güzel. Müzeleşmiş Avrupa kentlerini sevmiyorum, hayat yok içlerinde.
Ben de biliyorum çok gürültü var kentte; insan kafasını dinleyemiyor. İçimizde uzayan sessizlik bize yeter. Dışarıdaki sessizliği kent çocukları sevmez. Kentlerden gitmeyin sevgili dostlar. O sizlerle güzel.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİRALIK KONAK: EDEBİYATIMIZIN ÖZGÜR KADIN DÜŞMANLIĞI
Bizim edebiyatımızda kadının görünme biçimi başlı başına bir sorundur. Halk şiirinde ve divan şiirinde ideal kadın edilgin ve suskundur. Ta...
-
İçinde bulunduğumuz bunaltıcı ülke gündeminden uzaklaşmak niyetiyle ve başka gözlerle dünyaya bakma umuduyla kendimi deneme okumaya ver...
-
Harold Bloom, dünya edebiyatının en önemli yazarının Shakespeare olduğundan emindir. Başka bir yazara/şaire ait çok iyi bir metin okuduğumda...

