Şıpır şıpır terliyor. Takside camlar açık ama faydasız. İçeri sıcacık rüzgarlar giriyor. Elleri terler en çok, bir de yüzü. Çantasından kağıt mendil çıkardı. Makyajı erimiş yüzünü sildi, sonra ellerini. Sol elinin ayasına tükenmez kalemle yazdığı notu gördü: Ecco Homo.
"Ödünç kitap vermeyi sevmiyorum. Yıpratıyorlar, bir yerde yitiriyorlar, unutuyorlar, başkasına ödünç veriyorlar... Ağzımdan çıkmış bulundu bir kere, darmadağınık raflarımda bir eski kitap daha arayacağım. Ecco Homo'u bu kez. Mavi beyazdı kapağı sanırım. İçinde kısa bir armağan yazısı...Bir dosttan, uzun yıllardır görmediğim."
30 Temmuz 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİRALIK KONAK: EDEBİYATIMIZIN ÖZGÜR KADIN DÜŞMANLIĞI
Bizim edebiyatımızda kadının görünme biçimi başlı başına bir sorundur. Halk şiirinde ve divan şiirinde ideal kadın edilgin ve suskundur. Ta...

-
İçinde bulunduğumuz bunaltıcı ülke gündeminden uzaklaşmak niyetiyle ve başka gözlerle dünyaya bakma umuduyla kendimi deneme okumaya ver...
-
ah bellek, acı bellek! hem arısın sen hem kim bilir hangi gülden kalma diken? Hilmi Yavuz Roman türünün bütün gereklerini kusursuz biçi...