“Bana bu yaz okuyabilmem için bir kitap listesi verebilir misin/iz?"
Yaz geldi ve insanlar gözlerini aça aça bu soruyu sorarak karşıma çıkıyorlar. İtiraf etmeliyim ki kendimi en çaresiz duyumsadığım anlardan birini yaşıyor olurum bu soruya yanıt ararken. Neden mi? Açıklayayım:
Yaz mevsiminin üç ay olduğu aklıma gelir; şimdi ben öyle kitap adları saymalıyımdır ki bu üç ayın sonunda benden liste isteyenin feleği şaşmalı, eylül ayı geldiğinde bir devrimi ardında bırakmış olmalı, diye düşünürüm. Neden kitap okumayı devrim yaşamak olarak saydığımı uzun uzun anlatmak niyetinde değilim. Şu kadarını söyleyebilirim ki bana göre okuduğumuz kitaplar bizi alt üst etmelidir; aklımızı bulandırmalı, ruhumuzu darmaduman etmelidir. Bu sınıfın dışında kalan kitaplar kimse kusura bakmasın laf-ı güzaftır. İnsanı bildiğinden şaştıran kitapları okuyup da hiç değişmeyen insan yok mudur? Olmaz mı, hatta pek çoktur. Onlara "nasipsiz" derim ben. Üzülürüm nasipsizlere, bir şey de yapamam yazgılarını bozmak için.
Defterimden kopardığım bir sayfaya, olmadı uzatılan kağıda yazarak oluşturmaya başlarım benden istenen listeyi.
Sartre, Camus, Dostoyevski, Proust, Beckett, Woolf, Kafka, Kundera, Gonçarov, Balzac geliveririr hemen aklıma. Biraz düşününce Faulkner, Cervantes, Homeros, Calvino, Borges, Joyce düşer belleğime. Kalem marifetiyle kafamı kaşıdığımda Shakespeare, Moliere, Brecht; burnuma dokunduğumda Tolstoy, Hardy, Mussil, Orwell “beni de yaz” diye fısıldarlar kulağıma. Listeye gözlerimi kısarak ciddiyetle uzaktan bakar, memnun olur, kağıdı uzatırım. Bendeniz işe yaramış, muhatabım ereğine ulaşmış bir insanın rahatlığıyla gideriz artık kendi yollarımıza.
Yolda bir anda aklıma Gogol gelir; kahrolurum. Art arda Beauvoir, Nietzsche, Ajar vicdanımı sızlatır. Eve yaklaşırken listeye hiç Türkçe edebiyattan isim yazmadığımı fark ederim. Oğuz Atay, Yaşar Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar, Orhan Kemal, Füruzan, Orhan Pamuk, Sabahattin Ali, Sait Faik üşüşür başıma. Çok utanırım.
Şimdiye dek yazdığım hiçbir kitap listesi mükemmel olamadı. Çünkü “kişisel devrim” yollarının taşlarını oluşturduğunu düşündüğüm ama sonradan aklıma düşen bir kitap yakamdan tuttu; onu unuttuğum için beni deli etti. Neyse ki “İnsan daima unutur. Yapabildiği tek tanrısal eylem hatırlamaktır.” Listelerdeki eksiklikleri, ardından yaşadığım vicdan azapları belleğimden silinir gider.
Benden haziran ayı itibariyle kitap listesi isteyen ama kendilerine bu listeyi bir türlü ulaştıramadığım kişilere aşağıdaki listeyi sunmak isterim. Tahmin edebileceğiniz gibi bu liste de eksik kalacak, ben günler sonra ya da aylar bu listedeki eksiklere yazıklanacağım.
Homeros İlyada ve Odessa
Cervantes Don Kişot
Dante İlahi Komedya
Virgillius Aeneas
James Joyse Ulysses
Franz Kafka Dava, Amerika, Dönüşüm
Milan Kundera Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Kimlik
William Faulkner Ses ve Öfke, Döşeğimde Ölürken
Jean Paul Sartre Bulantı, Edebiyat Nedir?, Sözcükler
Fredrich Nietzsche Böyle Buyurdu Zerdüşt
Theodor Adorno Minima Moralia
Honore de Balzac Madam Bowary
Fyodor Dostoyevski Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar, Beyaz Geceler
Tolstoy Anna Karenina, Diriliş
Ivan Gonçarov Oblomov
Charles Dickens İki Şehrin Hikayesi
Virginia Woolf Mrs. Dalloway, Kendine Ait Bir Oda
George Orwell 1984, Hayvan Çiftliği
Thomas Hardy Adsız Sansız Bir Judge
Italo Calvino Kozmokomik Öyküler, Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu
Jorge Luis Borges Kum Kitabı, Alef
Marcel Proust Kayıp Zamanın İzinde
Robert Mussil Niteliksiz Adam
Albert Camus Yabancı, Sisifos Söyleni
William Shakespeare Othello, Hamlet, Kral Lear
Jean Baptiste Moliere Cimri, Hastalık Hastası
Bertold Brecht Üç Kuruşluk Opera
Max Frisch Homo Faber
Emile Ajar Onca Yoksulluk Varken, Yalan Roman
Simone de Beauvoir Mandarinler
Anton Çehov Martı, Vanya Dayı, Vişne Bahçesi
Emile Zola Nana, Germinal
Maksim Gorki Ana, Benim Üniversitelerim
Nikolay Vasilyeviç Gogol Bir Delinin Hatıra Dafteri, Müfettiş
Johann von Goethe Genç Wertherin Acıları
Victor Hugo Sefiller, Notre Dame’ın Kamburu
Alexandre Dumas Monte Cristo Kontu
Samuel Beckett Aşksız İlişkiler
Andre Morea İklimler
Thomas Mann Büyülü Dağ
George Perec Uyuyan Adam
John Fowles Mantissa
Paul Auster Görünmeyen
Ursula Le Guin Mülksüzler, Atuan Mezarları
Cengiz Aytmatov Cemile, Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
Oğuz Atay Tutunamayanlar, Tehlikeli Oyunlar, Korkuyu Beklerken
Nazım Hikmet Ran Şeyh Bedrettin Destanı
Yaşar Kemal İnce Memet, Yer Demir Gök Bakır, Karıncanın Su İçtiği
Orhan Kemal Murtaza, Cemile, Baba Evi
Saahattin Ali Değirmen, Kürk Mantolu Madonna
Ahmet Hamdi Tanpınar Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Yusuf Atılgan Aylak Adam, Anayurt Oteli
Gürsel Korat Zaman Yeli, Güvercine Ağıt, Kalenderiye
Orhan Pamuk Sessiz Ev, İstanbul, Beyaz Kale
Füruzan Parasız Yatılı
Hasan Ali Toptaş Gölgesizler
Adalet Ağaoğlu Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi
Sait Faik Abasıyanık Lüzumsuz Adam, Son Kuşlar, Semaver
Latife Tekin Sevgili Arsız Ölüm, Berci Kristin Çöp Masalları
Cemil Kavukçu Gemiler de Ağlarmış
İhsan Oktay Anar Puslu Kıtalar Atlası
Alev Alatlı Yaseminler Tüter mi Hala?
Altmış iki yazarın adı geçmiş listede. Eminim ki blog okuru bu listeye başka isimlerin de yazılmasını isterdi; ancak yaz tatili için altmış iki yazar seçenekli bu liste hiç de dar kapsamlı sayılmaz. Umarım ki benden okuma listesi isteyenlere bir yanıt verebilmişimdir. Bol okumalı bir yaz diliyorum.
Not: Şiiri unutmuşuz; bana hatırlatıldı. "Yazın şiir okunmaz mı?" sorusuna sıkı bir şair listesiyle yanıt verelim o zaman:
Seyyid Nesimi, Fuzuli, Şeyh Galib, Charles Baudelaire, Friedrich Hölderlin, Rainer Maria Rilke, Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Louis Aragon, Nâzım Hikmet, Pablo Neruda, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday, İlhan Berk, Paul Celan, Odisseas Elitis, Edip Cansever, Cemal Süreya, Gülten Akın, Ahmet Oktay, Hilmi Yavuz, Ülkü Tamer, Ahmet Telli, Enis Batur, Aydın Afacan, Ali Günvar, Hüseyin Ferhad, Vural Bahadır Bayrıl.
28 Haziran 2011 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİRALIK KONAK: EDEBİYATIMIZIN ÖZGÜR KADIN DÜŞMANLIĞI
Bizim edebiyatımızda kadının görünme biçimi başlı başına bir sorundur. Halk şiirinde ve divan şiirinde ideal kadın edilgin ve suskundur. Ta...

-
İçinde bulunduğumuz bunaltıcı ülke gündeminden uzaklaşmak niyetiyle ve başka gözlerle dünyaya bakma umuduyla kendimi deneme okumaya ver...
-
ah bellek, acı bellek! hem arısın sen hem kim bilir hangi gülden kalma diken? Hilmi Yavuz Roman türünün bütün gereklerini kusursuz biçi...