"Pencereyi açan, kolunu pervaza dayayıp seslenir:
- Bu evden başka gideceğin nere var senin?
Sokağı yürümekte olan, oralı değildir; cevap vermez.
Bu kez tehditkardır penceredeki:
- Dönüşün olmaz, söyleyeyim. Almam seni eve!
Sokak biter. Köşeyi dönünce ışıldar arnavut kaldırımı. İlkindi yakındır yakın olmasına da yaz öğlesi güne asılı kalmakta ısrarcıdır. Ne güzel!"
Soru 2: Penceredeki, sabah güneşini görmüş müdür?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
KİRALIK KONAK: EDEBİYATIMIZIN ÖZGÜR KADIN DÜŞMANLIĞI
Bizim edebiyatımızda kadının görünme biçimi başlı başına bir sorundur. Halk şiirinde ve divan şiirinde ideal kadın edilgin ve suskundur. Ta...
-
Harold Bloom, dünya edebiyatının en önemli yazarının Shakespeare olduğundan emindir. Başka bir yazara/şaire ait çok iyi bir metin okuduğumda...
-
İçinde bulunduğumuz bunaltıcı ülke gündeminden uzaklaşmak niyetiyle ve başka gözlerle dünyaya bakma umuduyla kendimi deneme okumaya ver...

çok tehdit savuranlar en çok korkanlardır bence. Böyle düşündüğümde kaybetme korkusudur tehditlerinin sebebi ve geri dönecek mi diye başka günlerin sabah güneşlerini görmüştür o pencerede.
YanıtlaSilPenceredeki de kendi güneşiyle yaşamakta ısrarcı ya, görmemiştir güneşi. Kendi güneşi ona yeter. Gidenle aralarındaki fark ise başka güneşin çocukları olmalarıdır belki.
YanıtlaSil