17 Kasım 2010 Çarşamba

İÇ MONOLOG 10

"Çoktan unutmuşsun beni.  Bu gülüşler, bu iltifatlar, bu vaatler hiç tanımadığım yeni arkadaşlarına mı? Artık şu kıvırcık saçlı kıza mı anlatıyorsun son zamanlarda neden kilo aldığını?  Sürekli eli saçlarında gezen çukur yüzlü adama mı dert yanıyorsun benzin fiyatları yükseldi diye? Bir gün gelecek çaprazında oturan uzun parmaklı, öğretmen kılıklı kadına bir sırrını  mı vereceksin kimseye daha önce vermediğin? Tutacak mı sırrını, peki?  Niçin tutmasın, öyle ya? İnsan yerimi kimse tutmaz sanır; yanılır. Gülmekten sarsılırlen sen nasıl da sıvazlıyor sırtını kıvırcıklı saçlı kız? Hani şu neden kilo aldığını anlattığın... Gözün değmeden bana, kaçırmadan tadını kalkmalı senin "karşı masa"ndan.  Çoktan ayrı masalarda olduğumuzun ayırdına varıp şu muhakemenin aynını yapma diye buhar olup uçmalı bu benim artık pek uğramadığım ama senin belli ki yeni arkadaşlarınla epey sık geldiğiniz kafeden. Baksana bu bana da tanıdık gelen garson nasıl da biliyor seninle nasıl konuşulacağını? İçten ama saygılı?.."

1 yorum:

  1. Nasılda sessiz yaşanıyor gürültüler ortasında.. Ve insanoğlu ne hazin bir sona ne gülüşlü bir başlangıçla karşılık veriyor.. Bu monolog dahiceydi..

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

EV SAHİBİ İLE KONUK OLMANIN DAYANILMAZ AYNILIĞI: MELİH CEVDET ANDAY “YARIN BAŞKA KORUDA”

                                “Bir evin resmi içerden de yapılabilir. Bu bir seçme işidir. Kimi dışardan sever, kimi içerden.” M.C. A...