Kayıtlar

Temmuz 21, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Magosa'nın Armağanları

Resim
Magosa'da yüksek binalar yoktur. Bu yüzden gökyüzü açıktır. Başını kaldırdığında insan, koca bir bulutu burnunun dibinde salınır bulur; elini kaldırsa tutarım  sanır. Geceler yıldızlıdır; büyük kentlerde yaşamaya alışmış olan için, Magosa'nın tavanı, bir yıldız bahçesi olarak imgeleşir. Artık geçmişte kalan Magosa, içime bir yıldız bahçesi bir de kocaman bulutlar bıraktı: Yazı işçisi için ne büyük armağanlar bunlar!

Bankaların, iş yerlerinin, evlerin arasında ya da gölgesinde kalan bataklıklar irkiltmişti beni ilk önceleri... Zamanla bataklıkların varlığını unuttum ve kulağıma gelen kurbağa seslerini işitmeye koyuldum günler, aylar boyu. Sokak lambası yok denecek kadar azdır kentte. Hava alanından döndüğüm akşamlar, tepemdeki yıldızlar ışığım olup evime kadar götürürdüler beni. Karanlıktan korkmaz oldum yıldızlar ve kurbağa sesleri sayesinde. Namık Kemal'in illallah ettiği sivrisinekler, yazın beni perişan etse de benim için bataklık, artık yalnızca güzel sesli kurbağalar…