31 Mart 2010 Çarşamba

Uykusuzu Yargıla-ma

I. Yargı: Az uyuyorsun. Yanlış.
Saat 00.00 dedin mi pamuklu pijamalarımı giyip tüm kapı ve pencereleri kontrol etikten sonra  dişlerimi fırçalasaydım. Sağda solda bıraktığım kitapları rafa kaldırsaydım. Işıkları söndürüp günün bittiğini ilan etseydim.
Uyusaydım mışıl mışıl.Kafamı yastığa koyar koymaz, öyle hemen! Sıcacık yorgan sarmalasaydı beni. Sokaktan gelen sesler yavaş yavaş belleğimde bulanıklaşıp birden kaybolsalardı. Hayra yorulacak rüyalara bırakıverseydim kendimi. Yemyeşil çayırlara, papatya tarlalarına; çocukluğumun geçtiği evlere, kentlere; silik fotoğraf karelerinin canlanıverdiği odalara...Masalsı ve iyi kotarılmış bir rüyayı hak edebilmek için erkenden yatmak ve derin bir uykuya dalıvermek gerekir, biliyorum.
İsterdim deliksiz uyumayı. Daha kafam yastıkla buluştuktan beş dakika sonra "Aklıma parlak bir fikir geldi. Bunu hemen bir yere yazmalıyım." demeseydim.

EV SAHİBİ İLE KONUK OLMANIN DAYANILMAZ AYNILIĞI: MELİH CEVDET ANDAY “YARIN BAŞKA KORUDA”

                                “Bir evin resmi içerden de yapılabilir. Bu bir seçme işidir. Kimi dışardan sever, kimi içerden.” M.C. A...