6 Mayıs 2015 Çarşamba

FÜRUZAN’IN ÖYKÜLERİ ya da KADINLARIN TARAFI

14 Şubat Dünyanın Öyküsü Dergisi Ağustos-Eylül 2014 Sayısı'ndaki yazım 

Füruzan, çokluk eril dünyanın aynasından görünen yazınımıza, kadın bakışını eklemleyen yazarlarımızdandır. Kadınlara ait varlıklarla, olaylarla, olgularla örülü incelik dolu öyküleriyle Füruzan, hem kadınları ve kadınlığı hem de dünyayı anlamamızı sağlar.
Bir yazarın bakış açısını hangi eylem ya da varlıklarla ilişkilendirdiğini betimleyebilmek için metindilbilim bize  birbirinden farklı yöntemler sunar. Onlardan biri eşdizimliliktir (collocation). Füruzan’ın öykülerinin odağında ya da kıyısında daima bulunan “kadınlık” olgusunu açımlamak için onun Kuşatma öyküsündeki eşdizimsel görünümlerden yararlanabiliriz.
Eşdizimlilik, sözcükler ve tümceler arasında bağdaşıklık oluşturur. Sözcükler ve tümceler, ancak eşdizimlikle bir metne dönüşürler. Örneğin aynı anlamsal alana dönük olmaları nedeniyle ‘sokak’, ‘kaldırım’ ve ‘yol’ bağdaşıklık yaratır. “Anne” sözcüğünün eşdizimlerinden biri büyük bir olasılıkla “çocuk” olacaktır. “Okul” ve “öğrenci” sözcükleri görünürde birbirleriyle ilişkili olmamasına rağmen  “eğitim” ile ilgili konularda birlikte görülmelerinden dolayı bağdaşıklık etkisi yaratır.
Kuşatma öyküsündeki eşdizimsel görünümleri ele almadan önce öyküyü anımsayalım:

EV SAHİBİ İLE KONUK OLMANIN DAYANILMAZ AYNILIĞI: MELİH CEVDET ANDAY “YARIN BAŞKA KORUDA”

                                “Bir evin resmi içerden de yapılabilir. Bu bir seçme işidir. Kimi dışardan sever, kimi içerden.” M.C. A...