11 Haziran 2010 Cuma

Yazın Geçip Gidiyor Olması

Hiç bilmediğim yitik bir gelecek zamanı özlüyorum. Neler olabileceğini varsayamadığım, tahmin edemediğim zamanları... Hiç dokunulmamış, akla getirilmemiş yılların ne hikayelerle yaşanacağını merakla beklemek ne güzeldi  ilk gençlik yıllarımda! Fakat yetişkinlik kötü hastalık: Kuruyor kafam, kehanetlerde bulunuyor, durmuyor; her daim bekliyor tasarladığı gelecek zamanların vuku bulmasını...Sonra sıkılıyorum  tasarladığım olasılıkları (olumlu- olumsuz) bekleyerek yaşamaktan. Başka hayatlar kuruyorum kendime bu yüzden,  hiç tanışmadığım insanlara hiç bilmediğim zaman dilimleri veriyorum. Çok tuhaf şeyler yaşıyorlar, ben de onlarla yaşamış oluyorum. Sıkıntım ancak böyle geçiyor.
Yaz gelip geçiyor, ömrün tüm anları gibi hızla...Sıkılıyorum. Yeni hayatlar kurmaya duruyorum öyleyse. Evet başlıyorum. Öykünün adı: Yol.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

EV SAHİBİ İLE KONUK OLMANIN DAYANILMAZ AYNILIĞI: MELİH CEVDET ANDAY “YARIN BAŞKA KORUDA”

                                “Bir evin resmi içerden de yapılabilir. Bu bir seçme işidir. Kimi dışardan sever, kimi içerden.” M.C. A...